New Page 1

Resim Yolla | Haber Yolla | Fıkra Yolla |     Önemli Sima Ekle                                                                      Turkish English   Gürcüce  

 
New Page 1
Köylerimiz
Soylar(Sulaleler)
Mutfağımız
Yöresel Müzikler
Üye Listesi
Turizm
Haberler
Önemli Simalar
Dost Siteler
İlçemiz
İlimiz
Gürcüce
İletişim

Eğlence

Sohbet
Şiirler
Fıkralar
Ata Sözleri
Bayram Mesajları
Yeni Yıl Mesajları
Bilgi Köşesi
Dini Bilgiler

Forumdan

 



  Yorum yazmak için üye girişi yapınız...

REKLAM VERMEK İÇİN TIKLAYINIZ


Not : Okuduğunuz haberle ilgili yorumları Yorum Ekle butonunu kullanarak yazınız.

Ağır ağır yanan dört mumun hikayesi...  

Yavuz BAHADIROĞLU'nun yazısı
VAKİT

Geçmişte yazmıştım sanırım; yazmış olsam bile, şu sıralar hikâyeyi yeniden hatırlamanın tam zamanı…

Bir odada dört mum hem ağır ağır yanıyor, hem de aralarında dertleşiyorlardı. Birinci mum:
“Ben barışı simgeliyorum” diyordu, “Yani ben barışın mumuyum. Ama ne yazık ki dünya savaş alanına döndü. Güçlü devletler gözlerine kestirdikleri güçsüz devletleri yutuyor. Masumları, mazlumları çıkarları uğruna katlediyorlar. Anlayacağınız misyonumu tamamladım. Kimse benim yanık kalıp ışık saçmamı istemiyor.”
Birinci mumun alevi önce hazin hazin titredi, sonra aniden söndü. İkinci mum alevini hafiften dalgalandırarak söze başladı: “Arkadaşımız haksız sayılmaz” dedi, “Hatta aynı durum benim için de geçerli. Biliyorsunuz ben inancı simgeliyorum, yani inancın mumuyum. Hazin ki, günümüzde her şey parayla ölçülüyor. Madde mânâyı zayıflattı. Neredeyse herkes maddeci oldu. Üç kuruş için adam kesiyorlar. Bu duruma daha fazla dayanabileceğimi sanmıyorum. Artık söneceğim.”
Konuşması biter bitmez esmeye başlayan hafif bir rüzgârın etkisiyle o da sönüverdi.
Söz sırası üçüncü muma gelmişti. Üzgün bir sesle, "Biliyorsunuz ben sevgiyim!” diye konuştu, “Yanık kalmak için çok çabaladım, ama olmuyor; gücüm tükendi. İnsanlar çoktandır beni unuttular. Bir kenara fırlattılar. Aşkı, sevgiyi öldürdüler. En yakınlarını bile sevmiyorlar. Böyle bir dünyada yanıp duramam.” Üçüncü mum da söndü.
Bir çocuk girdi odaya. Dört mumdan üçünün söndüğünü görünce merakla yanlarına gitti: “Neden yanmıyorsunuz?..” diye sordu. Sönmüş mumlar cevap veremediler. Bu kez çocuk odada yanık kalan tek muma döndü: “Bunların yanmadığı yerde sen nasıl yanıyorsun?“
“Çünkü ben umudum” diye cevap verdi sonuncu mum, "Umudun mumu hiç sönmez.”
Çocuğun yüzüne sımsıcak gülümsedi: “Üzülme” diye devam etti sözlerine, “Benim alevimle diğer mumları yakabiliriz. Böylece hepsi yeniden işlevlerini sürdürürler.”
Ve barış mumunu, inanç mumunu, sevgi mumunu tekrar yaktı... Mumlar sonsuza kadar yanacak.
•
Bir gün doktorlar, “Tüm kalb damarlarınız tıkalı, mucize eseri olarak yaşıyorsunuz, en kısa süre içinde by-pass olmanız gerekiyor” dediklerinde, kulaklarıma inanamadım. Bir yanlışlık olduğunu düşündüm. Gerçi bu ülkede her yıl onbinlerce insan açık kalb ameliyatı oluyor, ama insan kendine konduramıyor işte. Çünkü başkalarına olanlarla ilgilenmiyoruz; “Bize dokunmayan yılan bin yaşasın” havasında gidiyoruz. Bize asla sıra gelmeyeceğini sanıyoruz…
Garip bir yaşam tarzımız var: Yangın tehlikesi geçirmeden evimizi, kaza yapmadan arabamızı sigorta ettirmeyi düşünmüyoruz. Sağlığımız bozulana kadar, hiç bozulmazmış, hastalık bize uğramazmış gibi yaşıyoruz. Bu yüzden de yaptırmamız gereken tıbbî kontrolleri yaptırmıyoruz…
Çoğumuz, “Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgârına” şarkısını söylüyoruz. Galiba “iş-güç” dediğimiz koşturmaca, fena halde içine çekti bizi! Ne kendimizi düşünmeye vaktimiz var, ne sağlığımızı, ne de çevremizi: Çoğu zaman yüreğimizden bile kopuk yaşıyoruz. Nihayet bu koşturmaca esnasında yüreğimiz acımaya başlıyor. Gittiğimiz doktor ise dramatik bir teşhis koyuyor: “Tüm damarlarınız tıkalı. Yaşıyor olmanız bir mucize…” Zaten hep söylerim: Hayat mucizeler tarlasıdır.
Hissettiğim ilk şey, derin bir şaşkınlıktı. Biraz toparlanır gibi olunca, hayat serüvenim gözlerimin önüne geldi. Yaptıklarımı yapamadıklarıma katıp harmanladım. Sonra yapmak istediklerimle karşılaştırdım. Yapmak istediklerim, yaptıklarımdan fazlaydı. Birden, tüm hayatımın çok az bir bölümünü “gerçekten” yaşadığımı fark ettim. Hayatım boyunca “kendim” olacak vakti bulamamıştım. Her şey yolunda gider de, kalb damarlarm onarılabilirse, hayatımın büyük bölümünü kendime ayırmaya karar verdim. “Hayat” denilen uçsuz bucaksız okyanusa plânsız-programsız dalacak, dalgalar nereye sürüklerse oraya gidecektim.
Aradan ikibuçuk sene geçti. Şimdilik her şey yolunda gözüküyor. Ama hâlâ kendim için bir şeyler yapamadım. Hâl⠓Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgârına” türünden bir hayat yaşıyorum.
“Hayat” denilen uçsuz bucaksız okyanusta sürüklenmekten korktum anlaşılan. Oysa iyi bir yüzücü için havuza atlamakla okyanusa atılmak arasında hiçbir fark yoktur! Su ne kadar derin olursa olsun, iyi yüzebilen biri, su üstünde kalmayı başarabilir.
Hayat zaten su üstünde kalma becerisidir! Bütün mesele, iyi yüzmeyi öğrenebilmektir. Hayatın kıyısında çırpınanlar, iyi yüzmeyi hiçbir zaman öğrenemezler…
Yüzmeyi öğrenemeyenler, hayatın en küçük dalgalanmaları karşısında boğulmaya mahkûmdurlar.
•
Karıncanın biri bir damla suyun içine düşünce, Nuh Tufanı çıktığını sanmış ve “Eyvaaah” diye bağırmış, “Nuh Tufanı çıktı, tüm dünyayı sel bastı, kaçın!..”
Dünyası damladan ibaret olan, damlayı tufan zanneder!
Kısacası; dünyanız ne kadarsa, gücünüz o kadardır!
Bunu özellikle de, “Artık umudumu yitirdim, çünkü hiçbir şey düzelmiyor, hatta daha beter kötüleşiyor” diye yakınan dostlarıma söylüyorum…
Siz siz olun, mumlarınızı söndürmeyin!

Göndere :  FAHRİ ÇAVDAR |Tarih:09.07.2007 
Bu haber 2151'kez okundu

Bu alana Reklam verebilirsiniz....

  Yorum Ekle 

 

 

 

 

 

©2006 Web-master: Klaskur Bilişim

 

ANKET

Anketler

Son Eklenen Ürünler
MAİL GRUBU

* Eski üyeler otomatik olarak mail grubuna dahil edildi

Arkadaşlarınızı , hemşerilerimizi ve klaskurluları sitemize davet edin...


ÜYE GİRİŞ

New Page 1
New Page 1
Toplam : 1262 üye
En son üye

Tekin Tufan Mir

Bugünkü Ziyaretçiler

New Page 1

BUGÜN DOĞANLAR

serpil avcı

New Page 1

SPONSORLARIMIZ

              Desteklerinizle sitemiz daha da büyüyecek...

Sponsor Olmak İçin Tıklayınız

 

KAN BANKASI