New Page 1

Resim Yolla | Haber Yolla | Fıkra Yolla |     Önemli Sima Ekle                                                                      Turkish English   Gürcüce  

 
New Page 1
Köylerimiz
Soylar(Sulaleler)
Mutfağımız
Yöresel Müzikler
Üye Listesi
Turizm
Haberler
Önemli Simalar
Dost Siteler
İlçemiz
İlimiz
Gürcüce
İletişim

Eğlence

Sohbet
Şiirler
Fıkralar
Ata Sözleri
Bayram Mesajları
Yeni Yıl Mesajları
Bilgi Köşesi
Dini Bilgiler

Forumdan

 



  Yorum yazmak için üye girişi yapınız...

REKLAM VERMEK İÇİN TIKLAYINIZ


Not : Okuduğunuz haberle ilgili yorumları Yorum Ekle butonunu kullanarak yazınız.

“DOST” BEYKOZ KİME DOST KİME DÜŞMAN… YA DA GAZETE Mİ? 

BU YAZI YAPILAN BASIN AÇIKLAMASINDAN SONRA HABER YAPAN GAZETEYE CEVAP OLARAK YAZILMIŞTIR.
“DOST” BEYKOZ KİME DOST KİME DÜŞMAN… YA DA GAZETE Mİ?
“Dost” Beykoz, yerel bir gazete olduğunu iddia eden bir kuruluş, sağ olsun Beykoz Devlet Hastanesi için yapılan basın açıklamasına yer ayırmış. Ama ne yer ayırış, beraber izleyelim.  Manşetine taşıdığı yaklaşımla dahi, Beykoz’da yaşayan, emeğiyle geçinen tüm kesimlere düşmanlık beslediğini, kendi duruşunun ideolojik olmadığı yutturmacısıyla anlatıyor. Basın açıklamasını ideolojik olmakla suçlamayı aklına getirmiş olan “gazete” hastanenin kapatılmasının ideolojik olmadığı salvosuyla kimin yanında durduğunu bize göstermiyor, adeta gözümüze sokuyor.. “Dost” Beykoz bu yaklaşımınla kime dost olduğunu kanıtladın, artık daha fazla kafa karıştırmadan yoluna devam edebilirsin. Yolun “açık” olsun.
Bu girizgâhtan sonra basın açıklamasıyla ilgili namelerinden yararlanarak “Dost” Beykoz’un kime hizmet ettiğini “keşfe” çıkalım, keşfe gerek kalmaksızın. Haberin neresinden tutsak elimizde kalıyor, haberin içinden çıkmak Beykoz’u bu saldırılardan kurtarmaktan daha zor. Deneyeceğiz.
“Hakkında kapatılıyor, satılıyor, peşkeş çekiliyor şeklinde bir çok asparagas iddia üretilen Beykoz Devlet Hastanesi’nin Paşabahçe Devlet Hastanesi’ne bağlanması ayrı bir tartışma konusu oldu. Vatandaştan destek bulamayan eylem ideolojiye yenildi.”  Bu anlatıyla haber yorumuna başlayan “gazete”, “kör gözüme parmak” misali Beykoz”a yapılan tüm geçmiş saldırıları görmediği gibi bu kadar yıl Beykoz’da faaliyet gösteren gazete olarak Beykoz’un gelecek planlamasında şu anda burada yaşayanlara yer olmadığını göremeyecek kadar “kör gazetecilik” yapmaktadır. Ya da körlüğü bilinçli bir tercihidir. “Gazete”nin asparagas olarak ilan ettiği mesele, İl Sağlık Müdürlüğü’nün, Bakanlığa gönderdiği yazıda belirttiği “Beykoz devlet hastanesinin Paşabahçe Devlet Hastanesi’ne devri konusunda olumlu düşüncelerini ifade eden” yazıyı bile görme ihtiyacı duymadığını anlatmaya çalışıyor, ya da tam olarak Türkçeden anlamadığını. Bir kurumun bir başka kuruma devri bir kurumun kapatılmasına eşdeğer olduğunu basın açıklamasında elinde dövizleriyle katılan çocuklar anladı, ancak birilerinin kalemşorluğunu yapan “Dost Beykoz” anlamadı. Beykoz’da kapatılan Çocuk Göğüs Hastanesi’nin, üç fabrikanın yaşadığı sonu, ideolojik bir saldırı olduğunu görmeyerek, üç maymunu oynadığını kendi haber yorumuyla kanıtlayan “gazete” basın açıklamasını ideolojik olduğu suçlamasıyla karalamaya yelteniyor. Tıpkı Başbakanın “bunlar ideolojik” şeklinde ifade ettiği gibi. Yoksa sen Başbakanın … misin? Ya da haberin yoktur, ya da vardır Rüzgarlıbahçe’de açılacak hastanenin ortağı mısın?
Daha önce de tartışılan ve somut olarak Beykoz halkının yaşadığı konular olduğundan yazılmasında bir sakınca yoktur. Birincisi bu ideolojik olanlar şeklinde karalanmaya çalışılan kesim fabrikaların kapanacağını, daha fabrikalar kapanmadan önce tüm Beykoz kış uykusundayken söyledi. O zaman da “Dost Beykoz” un ideolojik çerçevesinden bakanlar, kapatılacağını söyleyenlere ideolojik olarak meseleye baktıkları salvosuyla suçlamaya çalışmışlardı. Dün bu şekliyle bakanlar, bugün de aynı teraneyle insanları kandırmaya çalışıyor, Beykoz halkının bir araya gelip yapılan tüm bu saldırılara birlikte cevap üretmesini engellemeye ve tarihsel misyonlarını yerine getirmeye çalışıyorlar dün olduğu, bugünde gördüğümüz gibi. Peki sonuç fabrikalar kapatıldı. Sıra hastanelerde. Tarihin ironik bir tekrarından öteye geçmeyen “Dost Beykoz’un yaklaşımına en iyi cevap Beykoz sokaklarında toplanan binlerce imzadır. Halk artık gerçeğin farkındadır son çırpınışlarınız fayda etmeyecektir. Dost Beykoz’a kazık bir soru soralım ve bu salvoyla ilgili bölümü şimdilik kapatalım. Hastanelerden sonra sıra neye gelecek biliyor musunuz? Fıkra gibi olayı anlatmaya ihtiyaç hasıl oldu, anlamayanlar bir gün mutlaka anlayacaktır.
Dönem 2. Paylaşım Savaşı, Alman faşizmi her yerde olduğu gibi köyün birinde de kendi karşıtlarını ve yaşamasını uygun görmediği insanları yok ediyor. Aralıklı zaman içinde aynı köye birkaç kez ziyarette bulunuyorlar. Her gittiklerinde kafalarına koydukları karşıt düşünceden insanları köyden alıp, köyün uzağında bir yerde öldürüyorlar. İlk önce komünistler ve sosyalistler götürülüyor, kalanlar hiçbir tepkide bulunmuyorlar. Sonra Yahudilere, Çingenelere ve diğerlerine… Ve en sonunda köyün hiçbir meselesine karışmayan, ben papazım bana bir şey yapamazlar diyen kişiye geliyor. Almanlar onu da almaya geldiklerinde, papaz nafile bir çareyle geri dönüp bakıyor belki kendisini kurtaran biri çıkar diye. Oysa o esnada köyde sadece kendisi kalmıştı, daha önce öldürülenlere tepki vermeyen… Kıssadan hisse olsun, bizden size.
Gazete diyor ki…
“Ortaya atılan iddialara ilişkin hiçbir somut gelişme yaşanmazken, muhalif gruplar bu kez de, daha iyi sağlık hizmeti alabilmek, sağlık personelinin daha verimli hizmet üretmesini sağlamak amacıyla Beykoz Devlet Hastanesi’nin Paşabahçe Devlet Hastanesi’ne bağlanmış olmasını eylem konusu yaptı.”
Somut bir gelişme olmadığını iddia eden gazeteye bir önceki paragrafta cevap vermiştik. Burada da bir kaç soru soralım. Gazetecilik nedir? Gazetecilik ortaya çıkan bu iddiaların peşinde koşarak halkın bilgi almasını sağlamak değil midir? Yoksa bu iddiaların yıllardır dolaştığı bir yerde, resmi tüm ağızların yaptığı gibi olayın üstünü kapatmak mıdır gazetecilik? Dost Beykoz tüm bu yaklaşımıyla halkın aydınlanması önünde engel olmayı tercih ederek olayların gerçek niteliğini örtbas etmeye çalışıyor ve bunun adı da gazetecilik oluyor. “Gazete” “sağlık personelinin daha verimli hizmet üretmesini sağlamak amacıyla”  diye Bakanlığın ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün ağzından yazmayı tercih etmiş. Başhekim dahil olmak üzere, çalışan sağlık emekçileri ve Beykoz halkından biriyle röportaj etmeyi gerek duymamış ve yazmış. Unuttum özür dilerim, gazeteye göre hastane çalışanlarından kimse basın açıklamasında yoktu, sadece 100 kişiydi ve katılanlar çocuktu ve kullanılmıştı. Basın açıklamasını yapanlar da sağlık çalışanı değildi onlar gökten zembille gelmişlerdi ve açıklamadan sonra zembille birden ortan kayboluvermişlerdi. Onu da geçtik, onlar, geldiler ve gittiler “Dost Beykoz” o esnada başka tarafa baktığı için kaçırdı. Beykoz’da “HASTANEME DOKUNMA! HEDEF 50,000 İMZA” kampanyasını da gözden kaçırmış olamaz, toplanan o kadar imzayı da…  Yoksa “Dost Beykoz’un” tercihi, bu durumu Beykoz halkına duyurmamak mı? Ya da Beykoz Devlet Hastanesi çalışanlarının ilk kapatılma olayını duyduğunda toplamaya çalıştığı imzaları da mı gözden kaçırdı? Kuzum siz gazeteci misiniz? 
“Gazete”, haberi yorumlayışıyla bu meseleyi gündemde tutanlara ve basın açıklamasına katılan halka kör diyor. “İyi niyetli bir çaba olan” hastane birleştirme olayını, bu durumu fırsat bilenler tarafından suiistimal edildiğini kendince ve meşrebince anlatmaya çalışıyor.
Evet, biz körüz ve görmüyoruz, ya siz?
Körlük bizler için sadece ve sadece fiziksel bir engel olabilir, bu durumda olmak da bir ihtimal ve yadırganacak bir durum yok. Ya siz ve sizin gibi düşünenler, daha dün Beykoz’da olanları hafızasında tutamayanlar, bugün meseleye kendi at gözlükleriyle bakıp olayları çarpıtmayı görev bilenler, bakan kör olma halinden düşünme körü olma haline terfi edenler, istenilen Beykoz’a ulaşıldığı zaman bir paçavra gibi kenara atılacak olanlar, tarihin birçok döneminde olduğu gibi siz gibi olanların tarihin neresinde gömülü oldukları belli olan o dipsiz kuyuda yer mi satın almaya çalışıyorsunuz?
Artık bizler, kendine dost diyenlerin, kendilerine yakıştırdıkları o güzelim anlamlı sözlerine değil, kalemlerini nasıl ve kimden yana kullandığını gördüğümüz insanlara, dost gördüğümüze dost diyor, onun dışında kendisine bir sıfat takmaya çalışanlara mesafeli duruyoruz. Yakın tarih bu konuda oldukça deneyim kazandırdı ve sayenizde kazandırmaya devam ediyor. Bizleri kandırmaya çalışmayın. Gazeteciliği yönetenlerin gözünden yapmak, gazetecilik değildir. “Dost” Beykoz gazetecilik yapmıyor, basın açıklamasını haber olarak değil haber yorum şeklinde okuyucularına aktararak yönlendirici olmayı tercih ederek, eyleme katılanları, özellikle mahalle muhtarlarını adeta hedef gösteriyor. Haber yazarken, olay olduğu gibi anlatılmaya çalışılır. Haberin niyet okuyuculuğuyla verilmiş olması, yazılan konu ne olursa olsun haber olma niteliğinden yoksun bırakır. Örneğin, “gündeme gelmek adına” diye başlayan cümledeki tahammülsüzlükle yazılan girişten ne tür bir haber çıkar okuyucular karar versin. En azından basın açıklamasını gerçekleştiren kuruma, nezaketen şu soruyu sorabilirdi. Gündeme gelmek için mi buradasınız, yoksa başka bir niyetle mi Beykoz sınırlarına ayak bastınız sorusu gazetecilik adına akıllıca olurdu.
“Eylemde çocukların eline pankart verilerek, kullanılması da göze çarpan başka bir unsur olurken” diye başlayan anlatıya ne demeli, birçok insan bu minvalde ele alınan yaklaşımı çok yakından bilir. Haber yorumdan, hangi tür ihtiyacın ve hangi tür duyguların açığa çıkarılmak istendiği açıkça anlaşılabilir. Hastaneye ihtiyacı olduğunun farkına varan çocukların dövizleri ele almalarını ve coşkularını öne çıkarmayı akıl etmeyen “gazete”  habercilik görevini değil tetikçilik görevini üstlendiğini gösteriyor. Hastane doğmayan çocuğa bile bir ihtiyaçken, hastaneye girişte, sen reşit değilsin bu hastaneden hizmet alamazsın denmediğine göre şimdilik, her çocuk hastanenin ne olduğunu bilir ve eyleme katılmaya akıl erdirebilir. Ancak, son on yılda nüfusu neredeyse % 50 artan Beykoz’un hastane sayısının bire düşürülmesini ve bire düşürüldükten sonra ek bina olarak hizmet verecek olan kısmın tasfiyesinin daha kolay olacağını, aynı zamanda kamu hastane sayısı bire düşürülürken, özel bir hastanenin açılıyor olmasının hangi mantığa hizmet ettiğini sorgulaması gereken gazete, çocukları sorgulamayı tercih ediyor. Basın açıklamasını onurlandıran çocuklar, hastanenin bir gelecek sorunu olduğunun farkında, ama “Dost” Beykoz için bunu söylemek mümkün değil. Bir hastane %20-30 kapasiteyle çalışırken ve Beykoz hastalarını başka hastanelere, özellikle çocuk doğumlarını Zeynep Kamil Hastanesi’ne sevk ederken “Dost” Beykoz hastane birleşimini olumlu karar olarak görebilir. Hastane Beykoz sorunu değil tüm kente hizmet veren bir kuruluş olarak İstanbul’un sorunudur. Meseleyi anlayanlardan imza standında imza almaya, anlamayanlara imza standında anlatmaya devam ediyoruz. “Dost” Beykoz’a da anlatırız. 
Beykoz ilçesi iki dönüşümün kıskacında yarınını konuşurken, Sağlıkta Dönüşüm adıyla yürütülen süreç kısmi sosyal devlet anlayışına helva yakmak ve sağlığı özelleştirmekse -ki öyledir. Kentsel Dönüşüm de bugün yerinde yaşayanların, barınma hakkı gözetilmeksizin Beykoz’dan kovulmaya çalışılmasıdır. Söz ve yazının anlatamaz hali vardır, TEKEL arazisi üzerinde yükselecek yedi yıldızlı otel bu durumu anlatmadan, hastanemiz elimizden gitmeden yazı ve sözden anlamaya çalışmanın büyük faydası olacağı unutulmadan, yol almalıyız. Gün, geceye yelken almadan, Beykoz’da gece doğmadan, basın açıklamasındaki ÇOCUK olalım.

                ÇAYAN ÇALIK



Göndere :  Çayan ÇALIK |Tarih:29.07.2009 
Bu haber 2131'kez okundu

Bu alana Reklam verebilirsiniz....

  Yorum Ekle 

 

 

 

 

 

©2006 Web-master: Klaskur Bilişim

 

ANKET

Anketler

Son Eklenen Ürünler
MAİL GRUBU

* Eski üyeler otomatik olarak mail grubuna dahil edildi

Arkadaşlarınızı , hemşerilerimizi ve klaskurluları sitemize davet edin...


ÜYE GİRİŞ

New Page 1
New Page 1
Toplam : 1262 üye
En son üye

Tekin Tufan Mir

Bugünkü Ziyaretçiler

New Page 1
New Page 1

SPONSORLARIMIZ

              Desteklerinizle sitemiz daha da büyüyecek...

Sponsor Olmak İçin Tıklayınız

 

KAN BANKASI